“Anadilde Savunma” Tartışması Çerçevesinde Tercümandan Yararlanma Hakkı Ve Mahkemelerde Kullanılan Dil

“Anadilde Savunma” Tartışması Çerçevesinde Tercümandan Yararlanma Hakkı Ve Mahkemelerde Kullanılan Dil

Yazdır Çalışmayı İndir (PDF)

Yargılamada kullanılan dili anlamama veya konuşamama nedeniyleyargılananlar arasında dil sorunu kaynaklı oluşması muhtemel eşitsizliğin ortadan kaldırılması, tüm modern hukuk düzenlerinde dikkat edilen bir husus olmuştur. Bu kapsamda, eşitsizlik durumunun yaşanmamasını temin etmek üzere uluslararası sözleşmelerde belirlenen kural neredeyse tüm hukuk devletleri tarafından iç hukuk düzenine aktarılmıştır.

Evrensel insan haklarının temel kaynakları arasında bulunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi, birbirinin tıpatıp aynısı olan bir hükümle, sanıklara, “mahkemede konuşulan dili anlamıyor veya konuşamıyorsa, bir çevirmenin yardımından ücretsiz olarak yararlanma” hakkı tanımaktadır.

Tercümandan yararlanma hakkı, mahkeme dilini konuşamayan sanıklara, mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığı ile kendilerini mahkemede kullanılan dilin dışında bir dilde ifade etme imkânını sunarak savunma hakkının eşit şartlar altında yerine getirilmesini sağlamaktadır. Tercümandan yararlanma hakkı, yargılamada kullanılan dili anlamama veya konuşamama nedeniyle yargılama eşitliğini sağlamanın haricinde başka bir amaca hizmet etmemektedir. Dolayısıyla, yargılama dilini anlayıp konuşabilen bir kimsenin, anadilinin mahkemenin kullandığı dil olmadığı gerekçesiyle bu hakka sahip olması mümkün değildir.

12 Eylül 2012 tarihinde terör örgütü üyesi mahkûmlarca cezaevlerinde başlatılan açlık grevi vasıtasıyla “anadilde savunma hakkı”na ilişkin dile getirilen taleplere cevaben hükümetin hazırlayıp 12 Kasım 2012 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunduğu “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, mahkemelerde kullanılan dilin ve tercümandan yararlanma hakkının sorgulanmasına sebep olmuştur.

Bu çalışmada, bir “insan hakkı ihlâlinin” giderilmesi gerekçesiyle getirilmeye çalışılan yeni düzenlemenin hukukî, siyasî ve toplumsal boyutları ile konuya ilişkin ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler dikkate alınarak, söz konusu kanun tasarısı analiz edilmektedir.

Tamamını okuyun...