Sayı 47: Türk Devlet Felsefesi - II

Yazdır


Sunuş

Dergimizin bir önceki sayısında “Türk Devlet Felsefesi” konusunu ele almıştık. Yine Türk Devlet Felsefesi’ni esas almakla birlikte, konunun daha önceki sayıda işlenmeyen farklı boyutlarının ele alındığı bu sayımız Sayın Prof. Dr. Hanifi Macit ve Doç. Dr. Yasin Şehitoğlu hocalarımızın sayı editörlüğünde hazırlanmıştır.

Bu çerçevede, Türk Devlet Felsefesinde önemli bir yeri olan Türk hâkimiyet telakkisinin ilk Türk devletlerinden bu yana devlet geleneğinin şekillenmesinde nasıl bir rol oynadığını inceleyen iki çalışma bizlere güç, hâkimiyet, egemenlik ve hükümdar gibi kavramların felsefî ve tarihî arka planını ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmalar, yüzyıllar öncesine dayanan devlet geleneğinin nasıl nesilden nesile taşınıp günümüze kadar ulaştığını ve halen yaşadığımız döneme nasıl tesir ettiğini izah etmektedir.

Türk Devlet Felsefesi açısından önem taşıyan bir başka husus, yurt kavramıdır. Eski çağlarda “çadır” anlamına gelen yurt kavramının zaman içerisinde “anavatan” anlamında kullanılmaya başlandığı ilgi çekici bir araştırma konusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konuyu İskitler’den günümüze atalar kültü üzerinden izah eden makalemiz kültür tarihinin Türk Devlet Felsefesi içindeki yerini ortaya çıkarma açısından dikkate değer bir çalışma olmuştur.

Devletler için bağımsızlık, egemenlik ve sınırların hayatî önem taşıdığı malumdur. Bu kavramlar, Türk Devlet Felsefesinde de önemli bir yer tutmaktadır. Tüm devletler, bağımsızlıklarını ve egemenliklerini dünyanın diğer ülkeleri nezdinde görünür kılmak üzere arma, fors, tuğra, kitabe, bayrak şeklinde tezahür eden bazı sembolleri kullanagelmiştir. Türk devlet geleneğinde de bu tür sembollere sıkça rastlamak mümkündür. Dolayısıyla, sembollerin Türk devlet felsefesindeki ve devlet geleneğindeki önemini anlamak da önemlidir. Bu çerçevede, dergimizde yer verdiğimiz makalelerden biri, ay-yıldızlı al bayrağın Türk devlet felsefesi açısından taşıdığı önemi ortaya koymakla birlikte bu sembolün nasıl Türk milletinin tarihin hiçbir döneminde devletsiz kalmadığını ilân ettiğini gözler önüne sermektedir.

Bu sayının konu başlığı olan Türk Devlet Felsefesi dendiğinde akla ilk gelen isimlerden birinin İslâmiyet öncesi Türk siyasî ve kültür tarihi üzerinde yaptığı çalışmalarla tanınan Bahaeddin Ögel olduğu tartışmasızdır. Dolayısıyla, merhum Bahaeddin Ögel’in “Türklerde Devlet Anlayışı” adlı kitabının detaylı bir incelemesine yer vermeyi, hacamızın muazzam birikimini ve konuya ilişkin önemli tahlillerini sizlerle paylaşmak açısından gerekli gördük.

Bütün bu çalışmaların, Türk Devlet Felsefesinin farklı boyutlarını anlamak ve böylelikle geçmişten geleceğe uzanan büyük bir geleneği anlamlandırabilmek için eşine az rastlanır nitelikte bir kaynak ortaya çıkardığı kanaatindeyim.  

Böylesine önemli bir eserin hazırlanmasında emeği geçen başta dergimizin sahibi ve TASAV Başkanı Sayın İsmail Faruk Aksu olmak üzere sayı editörlerimiz Sayın Prof. Dr. Muhammed Hanifi Macit ve Doç. Dr. Yasin Şehitoğlu’na, Yazı İşleri Müdürümüz Sayın Konur Alp Koçak’a, Yayın Kurulu ve Danışma Kurulu üyelerimize, dergimizin tasarım ve basım işlerini gerçekleştiren Net Ofset’in çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.

Bir sonraki sayıda buluşmak üzere, iyi okumalar diliyoruz.

Doç. Dr. Mehmet GÜNAL
Editör



İçindekiler

Hanifi MACİT
Yasin ŞEHİTOĞLU
Sayı Editörlerinin Sunuşu 9-10
Erkan GÖKSU Türk Hâkimiyet Anlayışı Üzerine 11-40
Ümit KILIÇ Osmanlı Devleti’nde Hâkimiyet Anlayışı 41-56
Oktay ÖZGÜL İskitler’de Atalar Kültü ve Yurt Kavramı 57-84
Fatih OĞUZ Türk Devlet Modeli Avrupa Devletlerine Rol Model Olabilir Mi? 85-100
Mustafa YİĞİT Devlet Felsefemizde Bir Bağımsızlık Sembolü: Ay-Yıldızlı Al Bayrak 101-114
Yasin ŞEHİTOĞLU  Kitap İncelemesi: Türklerde Devlet Anlayışı (13. Yüzyıl Sonlarına Kadar) 115-124