Güvenlik Araştırmaları Merkezi

Güvenlik, geçmişten beri insanoğlunun en temel ihtiyaçları arasında yer alagelmiştir. Eski çağlarda da önemli bir konu olarak görülen güvenlik, içinde bulunduğumuz çağda hem toplumların artan nüfusu, hem kişiler ve topluluklar arası ilişkilerin gittikçe karmaşıklaşan yapısı, hem küreselleşme ve yerelleşme eğilimlerin toplumların sosyal dokusunu tahrip edici özellikleri, hem modern bireylerdeki anomi ve kaos eğilimleri, hem de asayiş ve barışı tehdit eden unsurların geçmişte hiç olmadığı kadar çeşitlenmesi gibi sebeplerle bugün çok daha kritik bir öneme sahip olmuştur.

Bu çok boyutlu etkiler sebebiyle bireylerin ve toplumların güvenliğini kalıcı biçimde sağlamak da aynı ölçüde müşkül bir iş hâline gelmiştir. Zira artan tedbirler artan tehditlerle başa baş gitmektedir. Yirmi yıl önce dünyanın gündeminde hiçbir şekilde yer almayan siber güvenlik konusunun bugün en gözde tartışma konularından birisi olması bu tespiti doğrulayan güncel bir örnektir. Keza, kabaca son yarım yüzyıldır savunma ve güvenlik için harcanan paralar ve ayrılan fonların artış seyri, güvenlik arayışının hangi boyutlarda olduğunu anlamak için tek başına yeterli bir göstergedir.

Barış, savaş, hudutların korunması, caydırıcılık, silâhlanma gibi konular üzerinden dış politikanın; terör, asayiş, toplumsal bölünme/bütünleşme, aidiyet ve emniyet hissi gibi konular üzerinden de iç politikanın ilgi sahasına giren güvenlik konusu, birçok alan ve disiplini de yatay kesmektedir. Türkiye’nin ve dünyanın temel güvenlik meselelerini güncel akademik bilgiler ışığında değerlendiren TASAV uzmanları; terör, terör örgütleri, toplumsal zafiyet noktaları, etnik ayrımcılık, azınlık hakları, sivil toplum unsurları eliyle yürütülen beşinci kol ve psikolojik harekât faaliyetleri, ulusal savunma politikaları gibi başlıklar altında sınıflandırılabilecek bilimsel çalışmalarda bulunmaktadır.