Enerji Araştırmaları Merkezi

Enerjinin kalkınmanın önemli bileşenlerinden biri olduğu, insanoğlunun yaşam standartlarının yükseltilmesinde hayatî bir rol oynadığı bilinmektedir. 19. yüzyılda kömürün sınaî amaçlarla kullanımından itibaren, ama özellikle petrolün dünya ölçeğinde yaygınlık kazanmaya başladığı 20. yüzyılın başlarından itibaren, enerji kaynakları, ülkelerin hem rekabet üstünlüğü sağlamada istifade ettikleri hem de uğruna büyük mücadelelere girdikleri ve hatta savaşlar çıkardıkları stratejik bir konu olmuştur. Dünyada teknolojik gelişmelerin büyük bir hıza eriştiği, sermaye hareketlerinin yaygınlaştığı, gelişmekte olan ülkelerin enerjiye duydukları ihtiyacın katlanarak büyüdüğü 21. yüzyılda ise, enerji başlığı, uzunca bir süredir sahip olduğu “stratejik konu” özelliğini sürdürmektedir. Bu bağlamda, enerji diplomasisi, bugünkü uluslararası ilişkilerde ciddî ağırlığa sahip bir parametredir. Net enerji ihracatçısı ülkeler içinde Rusya hariç hiçbir ülkenin çok ciddî bir teknik-ekonomik-askerî güç olmaması, keza bu ülkelerin birçoğunun otokrat rejimler eliyle yönetilmesi, yeryüzündeki enerji oyununu karmaşıklaştırmakta, onu ekonomi, mühendislik ve dış politika gibi farklı disiplinlerin bir kesişme noktası hâline getirmektedir.

Enerjinin ifade ettiği bu anlam çerçevesinde TASAV uzmanları; enerji arz güvenliği, enerji diplomasisi, enerji stratejileri, enerji nakil güzergâhları, enerji iletim ve dağıtım hatları, enerji ticareti, enerji piyasaları, enerji projeksiyonları, fosil yakıtlar (kömür, petrol, doğalgaz, asfaltit, nafta, vb.), yenilenebilir enerji kaynakları (hidrolik, rüzgâr, jeotermal, güneş, vb.), nükleer enerji, enerji tasarrufu ve verimliliği, iklim değişikliği ve enerji kaynaklı emisyonlar, biyoyakıtlar, alternatif enerji kaynakları ve yenilikçi enerji teknolojileri gibi konularda çalışmalar yapmaktadırlar.